Hunat Hatun Külliyesi , I. Alaeddin Keykubad'ın eşi ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in annesi Mahperi Hunat Hatun tarafından 1238 yılında Kayseri'de yaptırılmıştır
Mahperi Hatun'un ne zaman Müslüman olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, eşi Keykubad'ın öldüğü ve yerine oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in geçtiği 1237 tarihi ya da caminin yapılmasını emrettiği 1238 yılında Müslümanlığı kabul ettiği düşünülmektedir
Külliye, cami, medrese, hamam ve türbeden oluşur. Cami, Selçuklu mimari geleneğine bağlı kalınarak minaresiz ve ortası açık şekilde inşa edilmiştir. II. Abdülhamid döneminde orta kubbesi ve minaresi yapılmıştır
Külliyenin piramit külahlı sekizgen türbesinin içinde üç sanduka bulunmaktadır. En büyük sanduka Hunat Hatun’a, diğeri ise Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev’in kızı Selçuki Hatun’a aittir. Üçüncüsünün de hanedandan bir hanıma ait olduğu düşünülmektedir
1929 yılından itibaren, Vali Fuad Beyin direktifiyle müze olarak kullanılmaya başlanan külliye, uzun yıllar Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak hizmet vermiştir. 2012 yılında ise Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edilerek Hunat Hatun Kültür ve Sanat Merkezi olarak kullanılmaya başlanmıştır
Hunat Hatun Medresesi, 1237 yılında Selçuklu Hükümdarı I. Alaeddin Keykubat'ın eşi ve Sultan I. Giyaseddin Keyhüsrev'in annesi Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırılmıştır. Medresenin tarihçesi: 1929 yılından itibaren Vali Fuad Bey'in direktifiyle müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Uzun yıllar Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermiş, 1969'da yeni Arkeoloji Müzesi'nin açılmasından sonra Etnografya Müzesi olarak kullanılmaya devam edilmiştir. 1998'de Etnografya Müzesi Güpgüpoğlu Konağı'na taşınmış, medrese bakım ve onarımın ardından Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne devredilerek hediyelik eşya çarşısı olarak hizmet vermeye başlamıştır. Günümüzde de hediyelik eşya çarşısı olarak kullanılmaya devam etmektedir.
Külliye, cami ile birlikte hamam, medrese, mektep, imaret, türbe, kütüphane, aşevi, darüşşifa, çarşı, tekke, zaviye gibi binalardan oluşan yapılar topluluğudur. Arapça kökenli bir kelime olan külliye, "bir araya getirilmiş, toplanmış" anlamına gelir. Külliyeler, genellikle dini eğitim, hastane hizmetleri, su ihtiyacı gibi çeşitli ihtiyaçları karşılamak amacıyla inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde külliyeler, sadece ibadet etmek için değil, aynı zamanda eğitim, sağlık, yoksullara yardım ve ticaret gibi toplumsal ihtiyaçları karşılamak amacıyla da kurulmuştur.
Hunat Hatun'un önemli olmasının bazı nedenleri: Hayır işleri: Kayseri’de kendi adını taşıyan bir külliye (cami, medrese, türbe ve hamam) yaptırmıştır. Siyasi etki: Oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in Anadolu Selçuklu tahtına geçmesine katkıda bulunmuştur. Müslüman olması: Hristiyan olarak sarayda yaşarken, oğlunun tahta geçmesinden sonra Müslüman olmuş ve bu, bazı kaynaklarda kendini affettirme çabası olarak değerlendirilmiştir. Kimliği: Asıl adı Mahperi Hatun olup, "Hunat" unvanı Farsça'da "büyük hanımefendi" anlamına gelir.
Kayseri Hunat Hatun Hamamı'nın hikayesi şu şekildedir: Hunat Hatun Hamamı, Anadolu Selçukluları’nın büyük hükümdarı I. Alaaddin Keykubad’ın eşi Mahperi Hunad (Hond) Hatun’un ismini taşıyan ve Kayseri’nin merkezinde bulunan Hunat Külliyesi’nin hamamıdır. 1237 yılında yaptırılan hamam, 1929 yılından beri özel mülkiyettedir. Temelinin güneydoğu köşesi cami duvarının altında kaldığı için daha eski olduğu anlaşılan çifte hamamın oturumu, külliyenin genel planına çaprazdır. 1335 yılında depremlerden harap olan yapıyı tamir ettiren Gülük Şemseddin isimli şahıs, hamama caminin meşhur çini mihrabını ilave ettirmiştir. 17. yüzyıl sonunda inşa edildiği tahmin edilen hamam, yakın zamanlara kadar faal olarak gelmiş, ancak son zamanlarda yarı mülkiyetinin özel şahıslarda olması sebebiyle harabe halini almıştır. Hamamın satılmasını uygun görmediğini söyleyen bazı vatandaşlar, hamamın devlete ya da vakıfa ait olması gerektiğini ifade etmişlerdir.
Kayseri Hunat Hatun'un mezarı, Hunat Hatun Külliyesi'nde bulunmaktadır. Hunat Hatun Külliyesi, Kayseri şehir merkezinde, Hunat Mahallesi, Mehmet Özhaseki Bulvarı No:5 adresinde yer almaktadır. Hunat Hatun Külliyesi'nin piramit külahlı sekizgen türbesinin içinde üç sanduka bulunmaktadır.
Külliyenin amacı, İslam toplumlarında sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçları karşılamaktır. Başlıca amaçları: Dini eğitim: Cami ve medrese gibi yapılarla ilim ve irfanın yayılması. Sosyal hizmetler: Hastane, imaret (aşevi) ve darüşşifa (hastane) gibi yapılarla halka parasız hizmet sunulması. Ekonomik faaliyetler: Çarşı, han ve ticari yapılar sayesinde gelir elde edilmesi. Yönetim ve iletişim: Devlet ile toplum arasındaki bağın güçlendirilmesi. Külliyeler, genellikle bir caminin etrafında toplu bir şekilde yer alır ve şehrin en önemli yapıları arasında bulunur.
Osmanlı İmparatorluğu'nda "hatun" unvanı, aşağıdaki kişilere denirdi: Padişahın eşi veya annesi. Haseki sultan. İkbal. Ayrıca, "hatun" kelimesi, Osmanlı döneminde kadınlar için bir onur ifadesi olarak da kullanılmıştır.
Kültür ve Sanat
Hunat Hatun Külliyesi'nin hikayesi nedir?
Jules Verne'nin en iyi kitabı hangisi?
Kahve fincanında hangi şekiller çıkarsa iyi olur?
Kardan adam için hangi malzemeler gerekli?
Kanada kültüründe neler var?
Karalama Defteri ve Diyelim kimin denemesidir?
Kanuni neden öldü ve nasıl öldü?
Kafkasya Marşı kime ait?
Hüzün şiiri ne anlatıyor?
Karakalem kum saati çizimi nasıl yapılır?