Kara Tren türküsü, 1915 yılında yaşanan Çanakkale Savaşı sırasında cepheye giden askerleri uğurlayan ailelerin yaşadığı derin ayrılık acısını ve umutla bekleyişini anlattığı için ağıt yakılır
Türküde, tren garlarında sevdiklerinden haber bekleyenlerin çaresizliği, gelen trenlerin bazen umut, bazen de kara haber getirmesi sembolize edilir. Bu nedenle, "kara tren" ağıtlarla yakılan en acı türkülerden biri olarak kabul edilir
Ağıt, genellikle bir ölümün ya da acı, üzücü bir olayın ardından söylenir. Ağıt yakılmasının bazı nedenleri: Doğal afetler; Hastalık; Gelin uğurlama, kına geceleri, askere veya gurbete yollama gibi olaylar. Ağıtlar, ölen kişinin iyiliklerinden, yiğitlik, cömertlik gibi davranışlarından ve yaşamındaki önemli olaylardan söz eder.
Kara Tren türküsünün hikayesi, 1915 Çanakkale Savaşı döneminde cepheye giden askerleri uğurlayan ailelerin yaşadığı derin ayrılık acısı ve umutla bekleyişidir. Türkü, sevdiklerinden haber bekleyenlerin tren garlarındaki çaresizliğini, bazen umut, bazen de kara haberlerle gelen trenlerin sembolleştirdiği acıyı anlatır. Özhan Eren tarafından kaleme alınan Kara Tren türküsünün sözleri şu şekildedir: > Gözüm yolda gönlüm darda Ya kendin gel ya da haber yolla Duyarım yazmışsın iki satır mektup Vermişin trene halini unutup Kara tren gecikir belki hiç gelmez Dağlarda salınır da derdimi bilmez Dumanın savurur halimi görmez Gam dolar yüreğim gözyaşım dinmez. Kara Tren türküsü, Sivas yöresine ait olup, Türk halk müziğinin en hüzünlü klasiklerindendir.
"Kara Tren Gecikir Belki Hiç Gelmez" türküsünün hikayesi, 1915 yılında, Osmanlı'nın birçok cephede savaştığı ve asker ihtiyacının çok olduğu döneme dayanır. Türkü, asker yolu bekleyenlerin, tren garlarında sabahlayanların duygularını yansıtır. Hikayenin özeti şu şekildedir: Ulaşım daha çok trenlerle sağlandığından askerler trenlerle taşınmaktaydı. Bu durum, insanların tren istasyonlarında sabahlamasına neden oluyordu. Beklenen trenler genellikle kara haber getiriyordu; gidenler geri dönmüyordu. Analar, bacılar, eşler, gözleri ağlamaktan yorgun düşmüş bir şekilde çaresiz bir bekleyiş içindeydi. Beklenenler bir defa ölmüş olsa da, her tren gelişinde bir kez daha ölüyorlardı. Yorgun, bitkin ve başı eğik kara tren, acı bir çığlıkla uzaklaşıyordu. Umutlar her geçen gün azalıyor, bu bekleyiş ağıta dönüşüyordu.
"Kara Tren" türküsünün sözleri, Özhan Eren'e aittir.
Kültür ve Sanat
Jumong 1 bölüm ne anlatıyor?
Hunat Hatun Külliyesi'nin hikayesi nedir?
Jules Verne'nin en iyi kitabı hangisi?
Kahve fincanında hangi şekiller çıkarsa iyi olur?
Kardan adam için hangi malzemeler gerekli?
Kanada kültüründe neler var?
Karalama Defteri ve Diyelim kimin denemesidir?
Kanuni neden öldü ve nasıl öldü?
Kafkasya Marşı kime ait?
Hüzün şiiri ne anlatıyor?